
ORTAOYUNCULAR
Alanında En İyi Olan Profesyonel Hizmet Fiyatları dır.
Karagöz Hacivat canlı………………………………….500 TL
Karagöz Hacivat Gölge………………………….…….500 TL
Aşık ile Maşuk…………………………………..……..500 TL
Meddah……………………………………………...…350 TL
11 Kişi Mehteran……………………………………..…….….1500 TL
Nasreddin hoca………………………………….…….………300 TL
Tek teker bisiklet Show gösterisi……………………………..400 TL
4 kişilik bir ekip Orta oyunu………………………………...1000 TL


ORTA OYUN METNİ
(Zurna PİŞEKAR havası çalar.) PİŞEKAR :(Sahayı dolaşır, ortaya gelir) kıymetli misafirler, geçmişimizde atalarımızın temaşa sanatlarında bir ortaoyunu sunmak üzere karşınızdayız. (Telgrafın tellerine kuşlar mı konar
şarkısı devam eder.)
PİŞEKAR :Ben Selçuk Deli pınar bu oyunda Pişekar rolüne çıkıyorum. Amma benim pehlivanım!
(Şarkı devam eder.
ZURNACI :Buyur benim pehlivanım!Zurnacı kendini takdim eder. PİŞEKAR:Kanlı
Nigar oyununun taklidini aldım, çal da oyun baklası,bizi seyre gelen velinimetlerimiz zevk-yapa olsunlar..
(Zurna zenne havasını çalar, NİGAR ve Arap BACI dolaşarak Pişekar'ın karşısına gelirler.)
ARA FASIL
PİŞEKAR :Aman efendim, takmış takıştırmış, yakmış yakıştırmış, iki dirhem bir çekirdek, nereden gelip nereye gidersiniz?
NİGAR : Bacı . Bu adam kim ?
BACI :Bilmem. . (Pişekar) Siz kimsiniz ayol?
PİŞEKAR :Aman efendim, sizleri tanımadan hiç size yarenlik eder miydim ?
BACI :Babamın oğlu musun?
NİGAR :Dur bakalım Şetaret, kim olduğunu anlayacağız.
BACI :Ne mal olduğu yüzünden belli.
NİGAR :Bizi nereden tanıyorsunuz?
BACI :Öyle ya, nereden tanıyorsunuz? Her kuşun eti yenmez.
PİŞEKAR :Efendim, sizinle bir mahallede komşuluk ettik.
BACI :Aaaa... Kızz, o bizi tanıyor.
NİGAR :Bilmem şetaret. ben tanıyamadım.
PİŞEKAR :Vay hakikatsizler vay, ne çabuk unuttunuz?
BACI :Beni de tanıdın mi, yerelması?
PİŞEKAR :Sen de o zamanlar, Aksaray hamamında susam helvası satıyordun.
NİGAR :Ayol, bizim hepimizin sülalesini tanıyor.
PİŞEKAR :Ben Attan Hüsamettin efendinin oğlu Asım değil miyim?
BACI :İlahi kör olma emi, şimdi tanıdım, Atarın oğlu Asım Efendi.Baban nasıl?
NİGAR :Öpeyim bey amca elini. (öper)
PİŞEKAR :Çok yaşa kızım... Hayrola böyle tenha bir mahallede dolaşmanız hiç de doğru değil, malûm ya burada çöplük horozları vardır.
BACI :(Kal aklanarak) Ayol, o çöplük horozları da kim oluyormuş bakalım? Hele bir görelim, ben hepsinin hakkından gelirim
evvel Allah.
NİGAR :BACI kalfa sen sus baka!im, ne olduğunu anlayalım bir kere.
BACI :Ah... Asım efendi, hanımımla başım dertte. Bir kıskançlıktır gidiyor,
hırçınlığından beni de yedi bitirdi.
PİŞEKAR :Allaha emanet... Ne oldun kızım, ne var bakayım?
NİGAR :Ah...Asım Efendi,Ah Asım efendi siz yabancı değilsiniz, size
açılabilirliyim.
PİŞEKAR :Derdini söylemeyen derman bulamaz derler kızım, söyle de açıl.
NİGAR :(Sıkılarak) Nasıl anlatayım bilmem ki?
PİŞEKAR :Galiba kısmetiniz çıktı da, valideniz sizi birine mi verdi?
NİGAR :Ooof... Lakin böyle kısmet çıkamaz olaydı, içim yanıyor içim, ona varalı
üçse ne oluyor, her saatim, her günüm bir türlü geçiyor. Ah, nasıl söyleyeyim bilmem ki, kendisi vaktiyle atla araba ile gezermiş, konakları, yalıları varmış, hepsini yemiş bitirmiş, cebinde daima çok paraya alışmış, bütün mücevheratımı yoluna
sarf ettim. Şimdi de yeni bir huy peyda etti; İki üç gecede bir eve geliyor, diğer geceler nerede
olduğunu sorduğum zaman, misafirliğe gittim,misafirlik`te idim diyor, onun için kendisinden şüpheleniyorum.
PİŞEKAR :Olur kızım, hısım akrabası olur, misafirliğe gider, bir
arkadaşıyla buluşup eğlenmeye gider,erkektir nihayet.
NİGAR :İyi ama, bazı kolalı gömleğini değiştirir, kol düğmeleri, bazen
kıra vatı değişmiş olarak eve geliyor. Hele bu hafta hiç gelmedi, onun için ben de düşündüm, evden çıkmak başka bir mahallede oturmak istiyorum, konu komşuya rezil olmaktansa, o eğer beni seviyorsa arar bulur.
PİŞEKAR :Pek güzel düşünmüşsünüz kızım.
BACI :İşte bunun için hanımla sokağa çıktık bir ev arayalım diye.
PİŞEKAR :Kaç odalı olsun?
BACI :Yine en az on beş odalı olmalı.
PİŞEKAR :On beş odalı pek büyük değil mi?
NİGAR :Ancak idare eder.öyle ya,başörtüm birodada,yeldirmembirodada,fistanlarım, entarilerim ayrı ayrı odalarda, değil mi BACI?
BACI :Öyle hanımım yedi göbekten Adül latif paşa soyundandır.
PİŞEKAR :Hanım kızım, bu kadar odalı evi ne yapacaksınız? Size üç odalı bir ev yeter.
BACI :Acaba kullanılışı nasıldır ?
PİŞEKAR :Efendim, kapıdan içeri girince geniş bir avlusu, iki taraflı merdivenden
yukarı çıkılır, mutfağı gayet geniş, sarnıcı büyük, yazın buz gibi suyu vardır, yukarda bir balkonu var, bir tarafı Marmara’ya bakar, diğer tarafından İstanbul’un her taraf mı görebilirsiniz.
BACI :Ayol,sen emlakçi mısın nesin?Ne güzel de ballandıra ballandıra anlatıyorsun.
PİŞEKAR :Ben bu mahallenin muhtarıyım.
BACI :Bu mahallenin muhtarı mısın ?NİGAR : BACI kalfa, neler söylüyorsun, Muhtar... Muhtar, mahallenin kahyası, her işiyle o uğraşır.
PİŞEKAR :Buyurun evi gezelim. (Elindeki şakşakla kapıya vurarak bir gürültü yapar.)İşte kapı açıldı.
(Gel gidelim çamlıca ya bu gece gün doğmadan a canım sevişelim gizlice.Şarkısı söylenir.)BACI :(Korkarak) Üstümüze iyilik sağlı, nedir o gürültü öyle?
PİŞEKAR :Efendim ev çoktandır kullanılmadığı İçin,kapının menteşeleri paslanmış biraz yağlanmak istiyor da.
NİGAR : Haydi içeri gir de evi gez bakalım.BACI : Aman, ben yalnız gezemem, beraber gezelim. (İçeri girerler.)NİGAR : (İskemlenin üzerine çıkar etrafa bakınarak.) Aman BACI, tramvaylar geçerken görünüyor, aman aman çocuk ezilecek, az kalsın tramvayın altında kalıyordu. Ay ay... Deniz de görünüyor, Büyükada’da balıkçılar ağ geriyorlar.
BACI :Ayul, ben de bakayım. (0 da iskemleye çıkar.) Amanın şuraya bakın, Konya vilayeti de görünüyor.
PİŞEKAR :BACI kalfa sağ tarafa bak, tımarhane de görünür.
BACI : Asım efendi, nerelerdesin ayol göremiyorum.PİŞEKAR :Buradayım BACI kalfa.
BACI : Hah... Gördüm, pek alçaksın da Asım Efendi.NİGAR :BACI, sor bakalım kirası ne kadar ?
BACI : Efendi bu evin kirası ne kadar ?
PİŞEKAR :Evin sahibi burada değil, çiftliğinde oturuyor, arada sırada Gelir, akrabalarına ahbaplarına gider. Şimdilik kirasını konuşmaya hacet yok, bır müddet oturunuz şayet temelli oturmak isterseniz o vakit icabına bakarız.
BA : Ayol, kimin icabına bakacak ?
NİGAR : Evi beğendikten sonra kiranın icabına bakacak.
PİŞEKAR :Güle güle oturun, uğurlu kademli olsun efendim.
MUHAVERE
(Zurna, pehlivan havası çalar, Pise kar sahnenin bir Kenarına mezar taşı gibi durur. Kavuklu ve Kavuklu arkası meydanda dolaşarak, mezar taşı gibi duran
Pişe karın karşısında dururlar... (Daha önce de geçmişti. Sözlerde ve konuşmalarda oldukça değişiklikler vardır)(Sahneye kavukluyla kavuklu arkası girer.)
KAVUKLU :(Yanındaki cüceye) Ben de sana uydum, yol biliyorsun diye. Evin anahtarı nerede?
KAVUKLU ARKASI:Baba, anahtarı kapının üstünde bıraktım.
KAVUKLU :Kapının üstünde anahtar bırakılır mı hiç?
KAVUKLU ARKASI: Hırsız biz evde olmadığımız İçin camı kırar girer içeri, iyisi mi kapıyı açık bulursa, biz de eve geldiğimiz zaman cam parası ödemekten kurtuluruz diye bıraktım üstünde anahtarı.
KAVUKLU : Maşallah... Akıllı çocuksun vesselam. Haydi bakalım düş önüme de yol göster.
KAVUKLU ARKASI: Peki baba, yürüyorum.
KAVUKLU : Bak gördün mü yanlış yola saptın, mezarlığa düştük, (Mezar taşı gibi dimdik duran
Pişekar'ın yanına yaklaşır ) Şunun ervahına okuyalım da yolumuza devam edelim. (Taşın üstünü okuyormuş gibi.) Ey benim nazlı
mihri banım zannetme ki sultan Süleyman'ım, Tersaneni amirde, ocakçı
Süleyman'ım. Tarihi vefatı: 1127...
PİŞEKAR :Vay efendim..
KAVUKLU :(Yerinden sıçrar.) Ters dua ettik galiba, herif hortladı.
KAVUKLU ARKASI: (Yüksek sesle ağlamaya başlar.) Anne.. Anne..
KAVUKLU :(Damağını kaldırır) Sus uğursuz oğlan.( Ağlama devam eder, Kavuklu susturmak için Cüceyi göğsüne bastırır, meme verir gibi yapar.)
PİŞEKAR :Maşallah hanım kızım.
KAVUKLU :Bak gördün mü çarpıldık iste, beni kız, seni de dul görüyor
PİŞEKAR :Sütlü müsünüz?
KAVUKLU :Hayır, yoğurtluyum, ne sütlüsü be?
PİŞEKAR :Çocuk korkunca emzirdiniz de?
KAVUKLU :Bizim çocuk huysuzdur, ağladığı zaman emzik veririm emziği evde
unuttuğum için göğsüme dayadım.
PİŞEKAR :Buraya nerden düştünüz?
KAVUKLU :Köşe başındaki çınar ağacından.
PİŞEKAR :Nerede tünüyorsunuz ?
KAVUKLU : Kavak ağacının üstünde.
Direkler Arası meddah,Pişekar,aşık ile maşuk,Hacivat kara göz gölgede
veya orta oyuncularla canlandırılmış canlı Hacivat kara göz gösterisi
